Duyurular

5941 sayılı çek kanunu

04.02.2009

5941 SAYILI ÇEK KANUNU

 Çek Kanunu 5941 sayı numarası ile 14.12.2009 tarihinde TBMM’de kabul edilmiştir. Kanun, 20.12.2009’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlülüğe girmiştir.

Çek; sistemimizde nakit gibi işlem görmesi nedeniyle senet değil bir ödeme aracı hüviyetindedir. Bu itibarla ticari hayatta büyük bir öneme sahiptir. Aynı şekilde, bu konuda karşı karşıya kalınan sıkıntılarda ister istemez ticari hayatın bütününü etkisi altına almaktadır.

Kanunun hem ticari hayat, hem de hukuk sistemimiz için önemi büyüktür. 2009 yılı Kasım ayı itibariyle toplam karşılıksız çek sayısı 1.776.365 adettir. Buna ilaveten; karşılıksız çek konusunda 52 binin üstünde dava ve 2 bine yakın hükümlü bulunduğu da dile getirilmektedir.

Kanun’da; çekin ödenmesini sağlayacak hükümlere ağırlık verilmiştir. Çekin karşılıksız çıkması halinde alacaklıya tahsilatı sağlayacak kolaylaştırıcı hükümlerden yararlanma olanağı sağlanmıştır. Ancak; yeni yasal düzenleme alacaklılara ödeme yapılması garantisini getirmemektedir.
 

 

KANUNLA YAPILAN ÖNEMLİ DÜZENLEMELER

I. Tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler, açıkca ayırt edilebilecek biçimde bastırılacaktır. Buna göre söz konusu, Kanun’un yasallaşması ile birlikte piyasada;

 Tacirlerin düzenlediği çekler,
 Tacir olmayanların düzenlediği çekler,
 Hamiline düzenlenen çekler, 

şeklinde üç farklı çek şekli dolaşımda olacaktır.

MADDE 2 - (6) Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Maliye Bakanlığı, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşü alınarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Resmî Gazete’de yayımlanacak tebliğle düzenlenir. Tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılır. Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılır. Hamiline düzenlenecek çeklerde, hamiline çek defteri yapraklarının kullanılması gerekir. Çek yapraklarının üzerinde “hamiline” ibaresi matbu olarak yer alır.

Kanunun dördüncü maddesinde;

MADDE 4 – (1) Hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlikleri, adresleri, vergi kimlik numaraları bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bu bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarları üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler, ilgili bankalar tarafından, dönemler itibarıyla, Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirilir. Bildirim dönemleri süreleri Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşleri alınarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenir.

(2) Tacir tüzel kişi veya onun faaliyetleri ile ilişkilendirilmek kaydıyla, tüzel kişinin gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi altında bulundurduğu gerçek kişiler ile tüzel kişinin yönetim organında görev alan veya temsilcisi sıfatını taşıyan gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları, tacir tüzel kişiye ait kabul edilir. Söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emarelerin bulunması hâlinde, hesabın bulunduğu banka şubesi durumu Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
(3) Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri hâlinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür.

şeklinde yer alan yukarıdaki düzenleme ile hamiline çek uygulaması ile ilgili sınırlamalar getirildiği görülmektedir. Çeklerin üç grupta toplanması suretiyle hamiline çek uygulaması ile ilgili getirilen sınırlamalar vergi kaçakçılığının engellenmesi yönünde atılan önemli adımlardır. Ancak başlangıçta bu durum uygulamada bazı duraklamalara neden olabilecektir. Bu nedenle konu hakkında açıklayıcı düzenlemelerin, tebliğlerin eşanlı yayımlanması ve söz konusu çek şekillerinin tanıtılması gerekmektedir.


II. Kanunun en önemli düzenlemelerinden bir diğeri de “Uzlaşma Müessesesi”nin getirilmesidir.

 Kişi borcunu düzenli olarak ödediği takdirde alacaklı ile ödeme vadesi konusunda yeni bir anlaşma yapabilecektir. Tarafların anlaşması halinde karşılıksız çek verme suçundan mahkum olanların cezasının infazı ertelenebilecek veya durdurulabilecektir. Yine anlaşma halinde karşılıksız çek nedeniyle açılan soruşturma veya kovuşturmalar durdurulacaktır.

GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde tanımlanan suçtan dolayı, 1/11/2009 tarihi itibarıyla, haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış ya da kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişilerin;
a) Şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri alınması sonucunu doğurmaz.

 Borçlunun borcunu ödeyeceğini resmi mercilere taahhüt etmesi (alacaklıyla anlaşma aranmaksızın) halinde azami iki yıl olmak üzere soruşturma ve kovuşturma durdurulabilir, infazı ertelenebilir veya durdurulabilir.

GEÇİCİ MADDE 2 (b) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği alacaklıya gönderilir.

 Uzlaşı süresinin sonunda (2 sene), anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti halinde soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilecektir.

GEÇİCİ MADDE 2 – (5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.

 Çek bedelini faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında soruşturma aşamasında, \'\'kovuşturmaya yer olmadığına\'\', kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından \'\'davanın düşmesine\'\', mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra ise mahkeme tarafından \'\'hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına\'\' karar verilecektir. Şikayetçinin her zaman feragat ederek suçu tüm sonuçları ile ortadan kaldırması mümkündür.

GEÇİCİ MADDE 2 – (5) Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6’ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; kovuşturmaya yer olmadığına, davanın düşmesine veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.
Karşılıksız çeke sebebiyet veren kişi hakkında, yetkili hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezası verilecektir. Kişi eğer bu para cezasını ödemezse cezaevine girecektir. Yani karşılıksız çek nedeniyle karşı karşıya kaldığı adli para cezası çek sahibini cezaevine gönderecektir.

MADDE 5- (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi tarafından karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilecek.

MADDE 5 - (2) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.
(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.
(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.

          Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlü olacak. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamayacak.

MADDE 5 - (6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.

          Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilecek.

MADDE 5 - (8) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.

           Karşılıksız çekle ile ilgili hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ya da mahkemede beraat eden kişiler hakkındaki çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak.

MADDE 5 - (9) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan soruşturma veya kovuşturma neticesinde;
a) Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına,
b) Mahkeme tarafından, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine,
karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilir. Bu karar, kesinleşmesi hâlinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına sekizinci fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.

Özetle, alacaklı ve keşidecinin anlaşması ve alacak-borç ihtilafının uzlaşı ile sonlandırılması hedeflenmektedir. Bu sebeple karşılıksız çek keşide edene ceza verilmeyip 2 yıl ödeme ve uzlaşı süresi verilmesi yerindedir. Böylece büyük sorun olan hapis cezaları ve çek mağdurları sorununa yeni bir soluk ve çözüm hedeflenmektedir. Kanun’da uzlaşma mekanizmasının yer alması, ihtilafların çözümünde toplumsal tepkilerin dikkate alındığını göstermekte olup yerinde bir çözüm arayışıdır. Ancak bu öteleme sisteminin piyasadaki pozitif etkisi denendikten sonra görülecektir.


 III. Bankaların, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu 470 TL\'lik miktar ise 600 TL\'ye çıkarıldı. Buna göre, banka, hamiline, talep ettiği takdirde süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli 600 TL veya üzerinde ise 600 TL, bu tutarın altındaysa çek bedelini ödeyecektir.

MADDE 3 - (2) “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.
(3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için;
a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,
1) Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya üzerinde ise altıyüz Türk Lirası,
2) Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının altında ise çek bedelini,
b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde,
1) Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı altıyüz Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,
2) Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak altıyüz Türk Lirasını,
ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir.
Bu fıkradaki miktar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır.

 Bankalar, 1 Temmuz 2010 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecektir.

GEÇİCİ MADDE 1 - (2) Bankalar, 1/7/2010 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.

 

 


Ayrıca;
Adalet Bakanı Sayın Sadullah Ergin’in anılan kanunun yasalaşmasından hemen önceki süreçte kamuoyuna yansıyan açıklamalarında (04.12.2009); Merkez Bankası bünyesinde olan risk merkezinin Bankalar Birliği’ne devredilerek bunun TOBB kullanıcılarının da istifadesine sunulacağı yer almaktadır. Bu planlama için yasal düzenleme yapılacağı ve çek alacak kişinin muhatabının aktif ve pasifleri, o güne kadar keşide ettiği çek sayısı, bunların ne kadarını ödeyip ödemediğinin risk merkezinden görülebilecek olduğu belirtilmiştir.

20.01.2010 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN:
“TCMB’DEN;
ÇEK DEFTERLERİNİN BASKI ŞEKLİNE, BANKALARIN HAMİLE ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU MİKTAR İLE ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI
AÇMA YASAĞI KARARLARININ BİLDİRİLMESİNE VE
DUYURULMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ”
(SAYI: 2010/2)
TEBLİĞ’DE YER ALAN DÜZENLEMELER
 ÇEK DEFTERLERİ ve YAPRAKLARI
Tebliğe göre; çek defterleri, bankalarca tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler açıkça ayırt edilebilecek şekilde belirlenen esaslara göre bastırılacaktır. Tacir çeklerinde, zemini lacivert olan çerçeve içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle \"TACİR\" ibaresi yer alacaktır.
Hamiline düzenlenen tacir çeklerinde zemini kırmızı olan çerçevede içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle, hamiline ifadesi ikinci satırda olmak üzere, \"TACİR HAMİLİNE\" ibaresi yer alacaktır. Tacir olmayan kişi çeklerinde zemini yeşil olan çerçeve içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle \"TACİR OLMAYAN\" ibaresi yer alacaktır. Hamiline düzenlenen tacir olmayan kişi çeklerinde ise zemin kahverengi olacaktır. Çerçeve içerisinde beyaz renkte ve büyük harflerle hamiline ifadesi ikinci satırda olmak üzere “TACİR OLMAYAN HAMİLİNE” ibaresi yer alacak olup; lehdar ismi ayrılan kısımda “HAMİLİNE” ibaresi yer alacaktır.
Çek defterleri, yapraklarının boyutları koçan hariç eni 76 milimetre, boyu 166 milimetre olmak üzere ve çek tutar alanı sağ üst köşeye gelecek şekilde bastırılacaktır.
 BANKALARIN SORUMLU OLDUĞU MİKTAR
Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için, karşılığının hiç bulunmaması halinde 600 TL veya üzerinde ise 600 TL\'sini, çek bedeli 600 TL\'nin altında ise çek bedelini ödemekle yükümlü olacaktır.
Karşılığının kısmen bulunması halinde, çek bedeli 600 TL veya altında ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığı 600 TL\'ye tamamlayacak bir miktarı, çek bedeli 600 TL\'nin üzerinde ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 600 TL\'sini ödemekle yükümlüdür.
Söz konusu Tebliğden önce yayınlanan Tebliğlere göre bastırılan çeklerden ötürü muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için 500 TL’ye kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için 500 TL’ye tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür.
 ÇEK HESABI AÇMA YASAĞI
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı ile bu yasağın kaldırılmasına ilişkin kararlara ait bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İdare Merkezine elektronik ortamda haftalık olarak bildirilecektir.
Tebliğe konulan geçici maddeye göre, mahkemelerce verilmiş çek düzenleme ve çek hesabı açmaya ilişkin yasaklama ve ortadan kaldırma kararlarından, kesinleşme tarihi 31 Mayıs 2010 tarihine kadar olanlara ilişkin bilgilerin Merkez Bankasına bildirilmesine devam edilecektir.
 DÖVİZ ÇEKLERİ
Bu tebliğ hükümleri döviz çekleri için de uygulanacaktır.